NE DARBE NE DİKTA; YAŞASIN BAĞIMSIZ, DEMOKRATİK, LAİK TÜRKİYE!
[ 17 AĞUSTOS 1999 “SESİMİ DUYAN VAR MI?” DİYEN SESLERİ DUYMAK VE DUYURMAK İÇİN! ] TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

İMO ANA SAYFA   ŞUBE ANA SAYFA   ŞUBE İLETİŞİM   ARAMA   WEBMAIL   BELGE KONTROL   ÜYE GİRİŞİ

İMO ANA SAYFA
Üye İşlemleri Referans Belgesi Tescilli İşyerleri Kongre Sempozyum Çalıştay Programı GENÇ-İMO Sıkça Sorulan Sorular

10 ARALIK 2018, PAZARTESİ   

26

17 AĞUSTOS 1999 “SESİMİ DUYAN VAR MI?” DİYEN SESLERİ DUYMAK VE DUYURMAK İÇİN!

    Yayına Giriş Tarihi: 17.08.2018 00:00   Güncellenme Zamanı: 17.08.2018 15:19:43  Yayınlayan Birim: KOCAELİ ŞUBE  
 

Güncellenme Zamanı: 17.08.2018 15:20:47

17 Ağustos 1999 tarihinde merkez üssü Gölcük olan 7,4 şiddetinde bir deprem; 1939 yılında Erzincan`da yaşanan 7,8 şiddetindeki depremden sonra son yüzyılda meydana gelen 2. en büyük depremdir. Aradan 19 yıl geçmiş olmasına rağmen oluşturduğu yıkıcı etki, hala belleklerde tazeliğini korumaktadır.

Türkiye`de 1900-1999 yılları arasında 149 tane hasar oluşturan deprem olmuş ve bu depremlerde 578.544 yapı yıkılmış veya ağır hasara uğramış; 97.203 insanımız hayatını kaybetmiştir. Bu veriler ülkemizdeki deprem gerçeğini ve bir doğa olayı olan depremin doğal afete dönüşmeden önlem almanın gerekliliğini bir kez daha gözler önüne sermektedir.

17 Ağustos Depremi (Asrın Felaketi) Türkiye`de ekonomi ve sanayinin kalbi olan; bu nedenle şehirleşmenin ve nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu, Marmara Bölgesini (Kocaeli, İstanbul, Sakarya, Yalova, Bolu, Bursa, Balıkesir, Tekirdağ) direk etkileyip, can ve mal kaybının fazla olmasına neden olmuştur. Kayıtlara göre 17.479 kişinin hayatını kaybettiği, 43.479 kişinin de yaralandığı bu depremde; 15.816.476 kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak etkilemiş, bu da o tarihteki ülke nüfusunun yaklaşık olarak %25 ‘ine tekabül etmiştir.

Bir doğa olayı olan deprem olağan bir gerçekliktir. Depremi doğa olayı olmaktan çıkartıp doğal afet yapan bilim ve mühendislik dışı yapılaşmadır. Deprem sonrası yaraları sarmak elbette ki mühimdir ancak deprem öncesi alınacak önlemler daha hayati ve ekonomiktir. Bu noktada geçmişte deprem sonrası yaşadığımız sorunlar, beklenen depremlere karşı alınacak tedbirler için yol gösterici olmalıdır.

Ülkemizi, kentlerimizi, yapılarımızı olası bir depreme hazırlamak için neler yapmalıyız?

1- Mevcut yapılarımızın deprem ve diğer yönetmeliklere uygun şekilde onarılması ve güçlendirilmesi gerekir.

2- Yeni yapılacak olan yapıların proje ve üretim süreçlerini bilim, teknik ve mühendisliği harmanlayan etik ve ahlaki anlayışı yüksek olan yetkin mühendislere teslim etmek gerekir.

3- 17 Ağustos Depreminden sonra başlayan ve depremin olumsuz etkilerini yok etmek adına etkili bir yol olan Yapı Denetim Sisteminin önemi tartışılmaz. Proje ile imalat arasındaki uygunluğu kontrol eden bu sistem vatandaşlarımızın çıkarlarını, can ve mal güvenliğini korumaktadır. Ancak her sistemde olduğu gibi Yapı Denetim Sisteminde ki eksikliklerin de giderilip sistemin iyileştirilmesi gerekmektedir.

4-Yapım ve denetim sürecinde bulunan çalışanların (Mühendis, Müteahhit, İnşaat Ustaları vb.) düzenli olarak eğitilmeli ve mesleki yeterlilikleri belgelendirilmelidir.

5- Kentsel dönüşümü; bireysel dönüşümlerden ziyade yasanın amacına yönelik, geniş alanlarda alanın tamamını kapsayacak şekilde yeniden planlayarak daha ferah ve konforlu yaşam alanları oluşturulmalıdır.

6- Vatandaşlarımız "DEPREM GERÇEĞİ" konusunda sürekli bilinçlendirilmelidir.

Yukarıda saydığımız tüm maddelerde Meslek Odaları`mız bütünüyle aktif ve etkin rol almalıdır.

Özetle; 17 Ağustos Depremi başta olmak üzere yaşamış olduğumuz tüm depremlerden ders almamız gerektiği ortaya çıkmıştır. Bu bilgilerin doğrultusunda; bilim ve mühendisliğin ışığından ayrılmadan, etik ve ahlaki değerlere sahip yetkin mühendis ve kişilerle sağlam ve ekonomik yapıları inşa etmeliyiz.

İnşaat Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi olarak 17 Ağustos Depremi`nin 19.yıl dönümünde depremde yaşamını kaybeden tüm vatandaşlarımızı saygı ve rahmetle anıyor, yakınlarına bir kez daha baş sağlığı ve sabırlar diliyoruz. Depremin kilit sorusu "SESİMİ DUYAN VAR MI?" ‘ya bir cevap olmayı umut ederek bu bağlamda depremle ilgili sorumluluklarımızı bilerek depremi unutmayacağımıza ve unutturmayacağımıza söz veriyoruz.

 

TMMOB

İnşaat Mühendisleri Odası

Kocaeli Şubesi Yönetim Kurulu


Okunma Sayısı: 6

Kocaeli Şube Kaynaklı Basın Açıklamaları »
Tüm Basın Açıklamaları »

Sayfayı Yazdır